Lavabo tıkanıklığı açmak mümkün; ama en iyisi tıkanıklığın hiç olmamasını sağlamak. Çünkü küçük alışkanlıklar hem boruyu korur hem de sizi kimyasal, pompa veya tesisatçı masrafından kurtarır. Tıkanıklık önleme, büyük bir bakım projesi değil; günlük davranışların toplamıdır.
Önleyici davranışların başında süzgeç kullanımı gelir. Mutfakta gider süzgeci yemek artıklarını tutar, banyoda saç tutucu aparat saçın boruya gitmesini engeller. Bu kadar basit bir ürün, tıkanıklık riskini yüzde olarak ciddi biçimde azaltır. Süzgeci her gün temizlemek de önemli; çünkü süzgeç dolup taşarsa birikim yine boruya iner.
İkinci alışkanlık yağ yönetimidir. Yağ lavabonun baş düşmanıdır. Kızartma yağını veya tencerede kalan yağı lavaboya dökmek yerine bir kapta biriktirmek şart. Ayrıca tavayı yıkamadan önce kağıt havluyla silmek, yağın gider yükünü düşürür. Çok yağlı bulaşıkları önce peçeteyle temizlemek bile uzun vadede boruyu kurtarır.
Üçüncü alışkanlık sıcak su bakımıdır. Haftada bir kez giderden kaynar su geçirmek, özellikle mutfak borularında oluşan ince yağ filmini eritir. Banyoda ise sabun tortusunu azaltır. Ayda bir kez karbonat–sirke + sıcak su uygulaması yapmak da boruyu “detoks” gibi temizler.
Dördüncü alışkanlık doğru atık kullanımıdır. Kahve telvesi, çay posası, pirinç, makarna, kedi kumu, küçük kemikler veya inşaat artıkları gibi şeyler lavaboya dökülmemeli. “Nasıl olsa gider” diye düşünmek, tıkanıklığı davet etmektir. Bu atıklar suda çözünmez, boru içinde birikir.
Beşinci alışkanlık sifon kontrolüdür. Özellikle sık tıkanan lavabolarda 2–3 ayda bir sifonu söküp kontrol etmek, tıkanıklığı oluşmadan önler. İlk başta zahmet gibi görünür ama tıkanıklık açmaya göre çok daha kolaydır.
Özetle tıkanıklık önlemek, tesisatçı çağırmaktan daha ucuz ve daha stressizdir. Lavabo, doğru kullanıldığında yıllarca sorun çıkarmaz. Bu yüzden en iyi çözüm, küçük ama düzenli alışkanlıklarla boruya iyi bakmaktır.