NEDEN DOĞAL TIP ? Dr. Suat ARUSAN Doğal Hayat Polikliniği

NEDEN DOĞAL TIP ?  Dr. Suat ARUSAN Doğal Hayat Polikliniği
NEDEN DOĞAL TIP ?  Dr. Suat ARUSAN Doğal Hayat Polikliniği admin

İnsanoğlu sanayi devrimi ile birlikte doğadan hızla kopmuş, evrenle uyum içinde yaşama hedefinden sapmış, kendini evrenin bir parçası olarak değil hükümdarı olarak görmeye başlamış, ego merkezli bir anlayışla evrenin bütün dengelerine acımasızca müdahale etmiştir. Bu müdahaleler sonucunda ozon tabakası delinmiş, buzullar erimiş, ormanlar azalmış, su kaynakları kurumuş, tabiat kirlenmiş, bitki ve hayvan nesilleri tükenmiş ve daha pek çok olumsuz durum ortaya çıkmıştır. Ünlü psikolog Jung bu durumu şöyle ifade etmiştir: “Bilim ilerledikçe dünyamızı insancıllıktan çıktı. İnsanların doğaya ilgisi kalmadı. Doğal olgulara karşı duygusal bilinçaltı kimliğini yitiren insanoğlu kendisini evrenden yalıtılmış hissediyor. Doğal olgular, simgesel anlamlarını kaybettiler. Taşlardan, bitkilerden ve hayvanlardan insanlara seslenen değişler gelmiyor; insanoğlu da artık onlarla konuşmuyor. Doğayla ilişkimiz ve bu ilişkinin sağladığı duygusal enerji de kalmadı. ”

Bütün bu gelişmeler insan sağlığını doğrudan etkilemektedir. İnsanoğlu, evrenin dengesini bozarak hem kendisinin hem de gelecek nesillerin sağlığı ile oynamış, bindiği dalı kesmiştir. Hatalık türleri ve hasta insan sayısı giderek artmaktadır. Tıp ilerlemektedir, fakat hastalıklar tıbbın daha ilerisindedir. Sağlığın korunamamasında mevcut tıp anlayışının da rolü büyüktür. Bu durum, içinde yaşadığımız Greko-Latin medeniyetinin paradigmasının bir sonucudur.

Çünkü bu medeniyetin hukuk anlayışı, “çok suç işlensin ki çok ceza verelim”; ekonomik sistemi, “çok tüketilsin ki çok üretelim “; tıp anlayışı ise “çok hastalık olsun ki çok tedavi edelim” mantığı üzerine kurulmuştur. Bugün dünya üzerinde yaygın olan tıp anlayışı, sağlığı korumayı değil, hastalıkları ve tedaviyi merkeze almaktadır. Eski Çin' de insanlar hastalandığında hekimlerin maaşından kesinti yapılırken, günümüz hekimleri hastalıktan para kazanmaktadır. Bu anlayışın beraberinde getirdiği olumsuzluklar karşısından çıkış yolu arayan insanlık, “ne hastalık olsun, ne de tedavi etmek zorunda kalalım” anlayışındaki doğu tıbbını yeniden keşfetmiş, sağlığı korumanın ve hastalanmamayı öğrenmenin önemini fark etmiş, hastalıkları ise akupunktur, bitkilerle tedavi, sülük tedavisi, ozon tedavisi, hacamat, apiterapi, renklerle ve kristal taşlarla tedavi gibi doğal yöntemlerle iyileştirmeyi tercih eder hâle gelmiştir.

Çinli bilge Konfüçyüs ile ilgili bir anekdotta sağlığı korumanın önemi şöyle vurgulanmıştır. Bir grup insan, bir hastaları için hekim tavsiye etmesini istemek üzere Konfüçyüs'e gitmişler. Konfüçyüs, bir dağı işaret ederek orada oturan bir hekime gitmelerini söylemiş ve eklemiş: “O hekim, hastalıkları karşıdan teşhis eder !”Bunun üzerine hasta yakınları: “O halde ülkemizin en büyük hekimi o ”Konfüçyüs: “Hayır, öbür dağın eteğinde yaşayan bir hekim ondan daha büyüktür, zira o yaptığı ilaçlarla ölümcül hastaları bile ayağa kaldırıyor! ”Hasta yakınları: “O halde ülkemizin en büyük hekimi o” demişler. Bilge, “hayır, ülkemizin en büyük hekimi öbür dağın eteğinde yaşayan bir hekimdir, zira o insanlara hastalanmamayı öğretiyor…” demiştir.

Bizler tıp hekimleri olarak, hasta olmadan önce hastalanmamayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Hasta olduktan sonra nasıl tedavi yapmalıyız konusu önemlidir ama hasta olmamayı bilmek daha önemlidir. Hasta olmamak için nasıl yaşamalıyız ? ne yemeli ? ne yememeliyiz ?  koruyucu hekimlikte hangi tedavi metotlarından yararlanmalıyız ? Efendimizin ( S.A.V ) bu konu da tavsiyeleri nelerdir ? Medeniyetimizin önemli tıp şahsiyetlerinin uygulamaları nasıldı ?  …

Dinimizin en önemli esaslarından olan Emr-i bil-maruf neyh-i anil-münker, yani iyiliği emredip kötülükten sakındırmanın, her alanda olduğu kadar sağlık alanında da elzem olduğunun şuurunda olmamız gerekir. Özellikle bu konuda en başta beslenmemize dikkat ederek hazır ve katkılı gıdalardan uzak durmalı, günde iki öğün ( kuşluk ve akşamdan önce ) yemek yemeli, stres kontrolü için bizi rahatlatacak aktivitelerde bulunulmalı, hobiler edinmeli, spor yapmalı ve koruyucu hekimliğin en önemli metotları olan hacamat tedavisini yılda en az iki sefer yaptırmalı, bağışıklık sistemini destekleyen çörek otu, zencefil, zerdeçal gibi bitkileri de bilinçli olarak kullanmalıyız. Sağlık konusunda önce kendimizden ve ailemizden başlayarak yanlış olan alışkanlıklarımızı değiştirmeli ve bu konuda gereken hassasiyeti göstererek topluma örnek olmalıyız.

Doğal sağlık merkezi Doğal Hayat Web Sitesi :  https://www.dogalhayat.com.tr/ 

Yorum
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Manisa'da 112 Çalışanının Arabasını Parçaladı
Manisa'da 112 Çalışanının Arabasını Parçaladı
Manisaspor'a Şok Haciz! Kupalarına El Koydular
Manisaspor'a Şok Haciz! Kupalarına El Koydular